Naziler dendiğinde herkesin aklına Hitler ve onun ortaya çıkardığı ölüm makinesi gelse de aslında Almanya’da ölüm demek Heinrich Himmler demekti. Hitler’in en önemli adamlarından bir tanesi ve SS’in başında olan Himmler Yahudilerin soykırımında da başroldeydi. Hayat hikayesi oldukça enteresan olan bu ölüm makinesinin hayatına gelin daha yakından bir göz atalım!
Almanya’nın güç kaybettiği bir dönemde çocukluğunu yaşayan ve I. Dünya Savaşı’nda Almanya’nın kaybı ile derin travmalar yaşayan Himmler; I. Dünya Savaşı’na gitme hayali kurmuş bir gençti. Savaş yıllarında abisi ile savaşa katılabilmenin hayalini taşıyan Himmler; ülkesi adına savaşı kazanmayı arzuluyordu. Zaten Himmler’in Yahudi düşmanlığı da ta o dönemlere dayanıyordu. Nitekim günlüklerinde yer verdiği ifadelerde ‘Hangi bara gitsem ortalıkta pis Yahudiler geziniyor’ diyecek kadar ileri gidiyordu.
Heinrich Himmler: Gençlik Yılları
Gençlik yılları azılı bir Yahudi düşmanlığı ile tamamlanan Himmler henüz 22 yaşındayken Nazi saflarına katılmıştı. Margarete adlı bir kadın ile evlenen ama kendini Nazi ideallerine adadığından eşi ile ilişkisi çok da sağlıklı yürümeyen bu cani eşi ile zamanla sorunlar yaşamıştır.
Eşi ile evliyken bir de sevgilisi olan bu adam toplamda 3 çocuğa sahipti. Evlilik dışı ilişkilerin çok da utanılacak bir yanı olmadığını düşünüyordu. Nazi saflarında geçen yıllar ve Hitler ile büyüyen Almanya’da Heinrich Himmler de gün geçtikçe daha önemli bir noktaya taşınıyordu. II. Dünya Savaşı başladığında o insanlıktan uzak tavırları ve Alman olmayanları hakir görmekten de geri durmuyordu. Sabaş başladığında sarf ettiği sözler ileride işleyeceği insanlık suçunun göstergesiydi zaten.
Savaş sonrasında ele geçen günlüklerinde ‘Rus, Çek ve diğer ırklara mensup olan kimselerin ne hissettiğini umursamıyorum. Bize kölelik yapmaları için isterlerse ferah içerisinde yaşasınlar ister açlıktan geberip gitsinler. Hiçbir şekilde ne yaptıklarını önemsemiyorum. Ancak onlardan biri Alman birine zarar verirse tüm yaşam alanlarını dünyadan silerim. Aralarında iyi kandan olanların olması halinde ellerinden çocuklarını alır ve bu kandan faydalanırız’ diyordu.
Heinrich Himmler, SS Lideri Oluyor
Nazi Almanya’sında SS demek ölüm, sıkı yönetim ve korku demekti. Özellikle Hitler döneminde Almanya çapında gerçekleşen her olay SS bilgisi dahilinde gerçekleşiyordu. Bu nedenle de SS’in başına gelecek kimsenin Almanya ve Alman ırkı için önemli olması gerekiyordu. Heinrich Himmler tam da bu vasıfları taşıyan kişiydi. Polis teşkilatı ve istihbaratı bir arada toplayan SS Almanya’da adeta sıkı yönetimi sağlıyordu.

Adolf Hitler’in en sadık adamı olan Heinrich Himmler’in Einsatzgruppen adındaki örgütü Almanya’daki Yahudileri avlamak ile görevlendirilmişti. Hitler’in istekleri doğrultusunda hareket eden ve Yahudiler’i bir kuş gibi avlayan Heinrich Himmler’in Hitler tarafından ‘Sadık’ unvanı ile anılması önemlidir.
Gaz Odalarında Gelen Ölüm
Almanya’da insanların gaz odalarında can vermesini bilmeyen yoktur. Bu insanlık dışı faaliyetin gerçekleşmesinde fikri ortaya atan da yine Himmler’di. Sadece fiziksel bir savaş değil psikolojik bir savaş da yürüten Himmler; 6 milyon Yahudi’nin öldürülmesine neden olacak planını hayata sokmuştur.

Hitler kadar etkili ve onun fikirlerini değiştirecek kadar önemli bir devlet adamı olması nedeni ile kimi zaman Gölge Führer olarak da anıldığını söyleyebiliriz. Hitler’e empoze ettiiği bu fikri ile 70 yıl sonra dahi adından söz ettiren Himmler; saf ırkın selameti için her şeyi yapabilirdi. Saf ırk düşüncesini iyice çığırından çıkacak bir noktaya taşıması Nazizm dininin oluşmasına dahi neden olmuştur.
Himmler’in Hazin Sonu
İnsanları kolay bir şekilde öldüren ve geleceğini garanti altına almak adına elinden geleni yapan Himmler; II. Dünya Savaşı patlak verince planlarını rafa kaldırmak durumunda kalmıştır. Özellikle savaşın sonlarına doğru yenilginin kaçınılmaz olduğunu anlayan Heinrich Himmler kurtuluş için bir dizi müzakere yapmayı istemiştir. Ancak bu durum Hitler tarafından vatana ihanet olarak görülmüştür.

Bütün yetkileri alınıp hain ilan edilen Himmler; Almanlar ve Yahudiler’in eşit olduğunu ifade etse de kimse ona inanmamıştır. Yargılanmak üzere hapis tutulduğu yerde siyanür ile intihar eden Himmler gizlice yakılıp defnedilmiştir. Bugün kitaplarda adı hala nefretle anılan bu insan kıyıcı adam Yahudiler için de büyük bir felaketti aynı zamanda!

