1. Ana Sayfa
  2. Hikaye
  3. Kurtlar Arasında Vahşi Yaşam: Marcos Rodríguez Pantoja

Kurtlar Arasında Vahşi Yaşam: Marcos Rodríguez Pantoja

featured

Kurtlar, Ayılar yada Arslanlar gibi vahşi hayvanlar tarafından büyütülen çocuklarla ilgili birçok hikaye duymuşsunuzdur. Ayrıca bu olay bir zamanların Yeşilçam sinemasının efsanelerinden olan Tarkan yada Hanzo gibi filmlere de konu olmuştur. Fakat bunların çoğunun hayal ürünü olduğunu biliriz. Gerçekten doğada hayvanlar tarafından büyütülen ve büyüdükten sonra insanların arasına dönüp yaşadıklarını anlatacak birini bulmak çok zordur. Ovvah ekibi olarak hazırladığımız bu hikayemize konu olan Marcos Rodríguez Pantoja ‘yı diğer insanlardan ayıran en temel özelliği henüz 7 yaşlarındayken İspanya‘nın güneyinde konumlanış Sirra Monera dağlarında bir kurt sürüsü arasında yaşamış olması. Gelin hep beraber Marcos Rodríguez Pantoja ve onun insanlardan ve medeniyetten uzak vahşiliklerle dolu yaşamına yakından bakalım.

  Marcos Rodriguez Pantoja kurtlarla nasıl tanıştı?

1946’da Endülüs’te bir köyde doğan Marcos Rodríguez, Melchor ve Araceli çiftinin üç oğlundan birisidir. 1939’da biten iç savaş, toplumsal ekonomiyi darmadağın etmişti, hayat zordu. Yoksul bir aileden geliyordu, aile iş bulmak için Madrid’e gittikten kısa bir süre sonra annesi Araceli, hayatını kaybetti. Yalnız başına hayatını sürdüremeyen Rodríguez’in babası, başka bir kadınla evlenerek iki oğlunu akrabalarına gönderdi ve Marcos Rodríguez’i yanına alarak ülkenin güneyine yol aldı. Üvey annesi tarafından sürekli dövülen, itilip kakılan Rodríguez’i babası yörede zengin olan bir adama sattı. (Rodríguez’in köle olarak verilmesi ülke sistemi içerisinde bir istisna değildi; antropolog Julian Pitt-Rivers, 1950’lerin Endülüs’ünde çocukların satılmasının yaygın bir uygulama olduğunu belirtiyor.)

Zengin adam da Rodríguez’i alıp Sierra Morena dağlarındaki keçi sürüsüne bakan yaşlı bir çobanın yanına verdi. Yanına verildi fakat yaşlı çoban bir gün, tavşan avlamaya gideceğini söyleyerek mağaradan ayrılıp onu oracıkta terk etti ve bir daha da geri dönmedi. Rodríguez artık bilmediği bir hayatta, doğada yapayalnızdı. Hayvanlar ona ne yiyebileceğini gösteriyordu. Onların yediği her şeyi Rodríguez de yiyordu. Yaban domuzları toprağın altından koklayarak çıkardıkları yumru kökleri onlar toprağı kazarken taş atıp kaçırıyor sonrasında ise kökleri bulup yiyordu. Rodríguez’in kurtlarla tanışmasını kendisi şöyle aktarıyor:

“Bir gün girdiğim bir mağarada kurt yavruları bulup onlarla oynadım. Sonra orada uyuyakalmışım. Bir süre sonra yavrulara yiyecek getiren anne geldi, uyandım. Beni gördü ve korkutucu bir bakış attı. O sırada yavrular annenin getirdiği eti parçalamaya başlamıştı. Yakınımdaki bir yavrunun önündeki eti almaya çalıştım, çok açtım. Anne elime bir pençe attı, geri çekildim.”

“Yavrular doyduktan sonra anne kurt benim önüme de bir parça et attı. Gene saldırır diye dokunmak istemedim, ama burnuyla eti bana doğru ittirdi. Aldım, yedim. Beni ısıracak diye düşünürken, dilini çıkardı beni yalamaya başladı. Aileden biri olmuştum artık. Sana hangi dil olduğunu söyleyemem ama onlarla konuşuyordum. İnsanlar bir şey söyleyip farklı bir şey ima edebiliyorlar, ama hayvanlar öyle değil.”

  Medeniyete dönüş serüveni…

Marcos Rodríguez 1965 yılında, 19 yaşındayken bir ağacın altında meyve yerken üç orman görevlisi onu fark etti ve onlardan kaçmaya başladı. Orman görevlilerinden kaçan Rodríguez’i görüp yakalayan görevliler, ellerini bağlayarak onu önce berbere, sonra da hapishaneye götürdüler. Babası Melchor, Rodríguez’i bularak oğluna özlemle yaklaşması beklenirken babası, oğluna yıllar önce satıldığında üzerindeki ceketi ne yaptığını sordu. Cevap alamayınca Melchor orayı terk etti. Ormancılar, babası tarafından sahiplenilmeyen Marcos Rodríguez’i kasabanın meydanına kadar getirip bırakıp gittiler.

Kurt, Kar Kurt, Peyzaj, Atmosfer, Hayvan Dünya

Yörede bulunan bir doktorun oğlu Juan Luis Galvez, Rodríguez’i ailesinin yanına aldı. Galvez, Rodríguez’e konuşmayı, giyinmeyi ve yeme alışkanlıklarını, iletişim kurmayı öğretti. Daha sonra Rodríguez’i Madrid’de rahiplerin çalıştığı bir hastaneye götürdü. Galvez, Rodríguez’in soğuğa dayanıklı olduğunu ve bir maymun gibi kambur bir şekilde yürüdüğünü söylerken, kasaba rahibi Lopera Rodríguez’in gördüğü her şeye şaşırdığını ve çoğu zaman küçük bir çocuk gibi davranışlar sergilediğini söylüyor. Rodríguez 1967 yılında askere gönderildi fakat bir eğitim sırasında bir askeri öldürmeye ramak kalmasından dolayı askerlikten atıldı. Sonrasında ise çeşitli işlerde çalışarak hayatını sürdürmeye devam etti.

Önerilen Yazı
Yedi Uyurlar: 300 Yıl Uyuyanların Hikayesi ve İsimleri

  Hikayenin doğruluğu ve sonrası

1975 yılında antropolog Gabriel Janer, Manila Rodríguez’i keşfetti ve onun hayatı üzerine bir doktora tezi yazsı. Manila, Rodríguez’in aynı sorulara sürekli aynı cevapları verdiğini, söylediklerinin ikna edici olduğunu ifade etti. Kurtlar üzerine uzmanlaşmış biyolog José España, Rodríguez’in davranışları üzerine şöyle bir açıklama getiriyor: “Kurtların ve insanların bir arada yaşaması gayet muhtemel. Fakat kurtların her çağırdığında Rodríguez’in yanına gitmesi tartışılır. Marcos bence ‘periferik’ bir kurt, alfa tarafından tolere edilen ve sürüyü tehdit etmediği için kabul edilen.”

Rodríguez 80’lerde Mallorca’yı terk ederek farklı işlerde çalışmaya devam etti. Emekli polis Manuel Barandela’yla tanıştıktan sonra hayatının aşkıyla birlikte hâlâ yaşamaya devam ettikleri Rente’ye gittiler. Rodríguez şu anda sakin bir hayat sürse de hayatını konu alarak çekilen “Entrelobos” adlı film ve bu konu üzerine yazılan kitaplardan sonra Rodríguez pek çok telefon aldığını söylüyor: “İnsanlar hala sürekli geliyorlar. Bazıları zengin olduğumu düşünerek beni sömürmeyi amaçlıyor. Tek bir kuruşum bile yok.”

Yorum Yap