1. Ana Sayfa
  2. Hikaye
  3. Simo Häyhä: Finlandiya’lı Beyaz Ölüm’ün Hikayesi
Trendlerdeki Yazı

Simo Häyhä: Finlandiya’lı Beyaz Ölüm’ün Hikayesi

Simo Häyhä

Simo Häyhä, kayıtlara keskin nişancı olarak en fazla öldürme rekoruna sahip Finlandiya’lı bir çiftçidir. Simo bu unvanı kazanmak için şaşırtıcı derecede ekstrem koşullara dayanmıştır. 1939 yılında II. Dünya Savaşı patlak verdiğinde Josef Stalin, Finlandiya’yı işgal etmek için Rusya’nın batı sınırından yarım milyondan fazla asker gönderdi. On binlerce cana mal olacak bu hamle diğer yandan Simo Häyhä efsanesini de başlatmış oldu.

  Kış Savaşı ve Simo Häyhä

İki ülke arasında Kış Savaşı olarak bilinen ve üç ay kadar süren savaş sonucunda Finlandiya galip gelen taraf olmuştur. Bu yenilgi Rusya için beklenmedik bir darbe oldu. Stalin, Finlandiya’yı işgal etmenin kolay olacağını düşünüyordu. Aslında hipotezi de oldukça sağlamdı, keza sayılar tamamen onun lehineydi.

Rus ordusu yaklaşık 750.000 askerle Finlandiya’ya yürürken, Finlandiya’nın ordusu ise sadece 300.000 askerden oluşuyordu. Rus ordusundan kat kat küçük İskandinav ulusunun envanterinde sadece bir avuç tankı ve yüzden biraz fazla uçağı vardı. Buna karşılık Sovyetler, 6.000 tank ve 3.000’den fazla uçakla her şeyin neredeyse iki katına sahipti. Kaybetmelerinin hiçbir yolu yok gibi görünse de Rusların sahip olmadığı bir şey vardı; Simo Häyhä adında kısa boylu bir çiftçiden keskin nişancıya dönüşen bir vatansever.

  Çiftçilikten keskin nişancılığa

Kısa boylu ve sevecen bir yüze sahip olan Simo Häyhä, kokutucu olmaktan çok uzaktı. Aksine gözden kaçırılması çok kolaydı ve belki de onu keskin nişancılığa uygun yapan özelliği de buydu. Birçok yurttaşının yaptığı gibi, o da zorunlu askerlik görevini 20 yaşında tamamladı. Askerliğinin ardından çiftçilik ve avcılıkla hayatını sürdürdüğü evine geri dönü.

Kaynak: Wikipedia

Stalin’in birlikleri işgale geldiğinde, eski bir asker olarak Häyhä harekete geçti. Göreve gitmeden önce antika sayılabilecek ve teleskopik lensi olmayan Rus yapımı eski silahını evinin deposundan almayı ihmal etmedi. Finlandiyalı asker arkadaşlarıyla birlikte Häyhä’ya, oldukça ağır ve beyaz bir kamuflaj verildi. Bir buçuk metre kalınlığa sahip karlı arazi için bu kamuflajlar bir zorunluluktu. Tepeden tırnağa bembeyaz olan askerler, sorunsuz bir şekilde kar yığınlarına karışabiliyorlardı.

Teçhizatlarını tamamlayan Häyhä, tek başına çalışmayı tercih ederek, kendine bir günlük yiyecek ve gerekli mühimmat sağladıktan sonra sessizce ormana girdi. Ormanda İyi bir görüş alanı bulduktan sonra Kızıl Ordu ile yolunun kesişmesini beklemeye başladı.

  Beyaz Ölüm Geliyor

Häyhä, yaklaşık 100 gün süren Kış Savaşı boyunca antika tüfeğiyle 505 Sovyet askerini öldürdü. Bu sayı onun bir savaşta onaylanmış en yüksek sayıda düşman askeri öldürme rekoruna elde etmesini sağladı. Diğer arkadaşları hedefleri yakınlaştırmak için son teknoloji teleskopik lensler kullanırken, Häyhä ona daha kesin bir hedef verdiğini düşündüğü demir nişangahla savaşıyordu. Daha sonraları hafif makineli bir tüfek ile 200 düşman askeri daha öldürmüş ve doğrulanmış toplam öldürdüğü asker sayısını 705’e çıkartmıştır. Ayrıca bu öldürme sayısına 100 günden daha az bir sürede ulaşmıştır.

Yeni nesil keskin nişancı tüfeklerindeki lenslerden yansıyan ışık parıltısının yerini ele verebileceğini düşündüğünden eski tüfeğini kullanmıştır. Ayrıca görülmemek için neredeyse kusursuz bir yöntem geliştirmişti. Beyaz kamuflajının üzerine, kendisini daha fazla gizlemek amacıyla konumunun etrafında rüzgârla oluşan kar yığınları gibi yığınlar yapardı. Kar yığınları tüfeği için susturucu görevi de görürdü. Silah atışlarından kaynaklanan dumanı önler, böylece bir düşmanın onun yerini bulmasını engellerdi. Yerde beklerken, nefesinin buharı pozisyonunu ele vermesini engellemek için ağzında kar tutardı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: Şeytanlaşmış Bir Hayat: Grigori Rasputin

Häyhä’nın bu stratejileri onu hayatta tuttu, fakat görevleri hiç de kolay olmadı. Koşullar acımasız, günler kısa ve güneş battığında sıcaklıklar nadiren donma noktasının üzerine çıkıyordu. Çok geçmeden Häyhä, Ruslar arasında  “Beyaz Ölüm” lakabını kazandı. Sadece düşmanlar tarafından değil Fin halkı tarafında da ün kazanmıştı. Simo Häyhä ismi, ülke propagandalarında bile kullanılmaya başlandı.

  Her canlı ölümü tadacaktır

Sovyetler başka keskin nişancıları ve topçu atışı desteğini kullanarak Häyhä’yı durdurmaya çalışmışlardır. Yoğun çabalar sonucunda Simo Häyhä, 6 Mart 1940’ta bir Sovyet askeri tarafından görüldükten sonra asker onu çenesinden vurdu. Finli askerler tarafından bulunduğunda yüzünün altı parçalanmış ama ölmemişti. Öldü söylentileri hızla yayılmaya başlamıştı. Jyväskylä ve Helsinki’de uzun tedaviler ve ameliyatlar geçirdikten sonra kendine geldiği gün olan 13 Mart günü ilan edilen barış antlaşması ile savaş sona erdi.

Her şeye rağmen sakatlık Simo Häyhä’yı pek yavaşlatmadı. İyileşmesi bir kaç yıl sürse de sonunda tamamen iyileşti. Savaştan sonraki yıllarda, keskin nişancılık becerilerini kullanmaya devam etti. Kendisine başarılı bir avcılık kariyeri yaptı. Düzenli olarak Finlandiya cumhurbaşkanı Urho Kekkonen ile av gezilerine katılarak hayatını yaşamaya devam etti. Rus sınırına yakınında küçük bir köyde ömrünün son yıllarını geçirmiştir. 1 Nisan 2002 yılında 96 yaşındayken hayata gözlerini yummuştur.

Yorum Yap