1. Ana Sayfa
  2. Hikaye
  3. Kleopatra: Eski Mısır’ın Güzel Kraliçesinin Sıra Dışı Hayatı

Kleopatra: Eski Mısır’ın Güzel Kraliçesinin Sıra Dışı Hayatı

Kleopatra mısır sezar roma

Eski Mısır’ın en bilindik kraliçesi olan Kleopatra, Mısır tarihinde en çok bilinen figür olarak ifade edilebilir. M.Ö. 69 yılında dünyaya gelmiştir. Önce kardeşi ile evlenen Kleopatra daha sonra Jül Sezar ile sevgili olmuştur. Daha sonra ise Marcus Antonius Sezar ile sevgili olarak Roma İmparatorluğu’nun başına geçmiştir. Güzelliği ve iktidar hırsı ile bilinen Kleopatra zamanın çok ötesinde bir kadındır. Bu nedenle günümüzde dahi konuşulmaya devam etmektedir. Şimdi gelin, tarihin en güzel kadınlarından biri olan Mısır’ın güzeller güzeli kraliçesi Kleopatra’nın sıra dışı hayatı ile ilgili tüm detayları hep birlikte inceleyelim.

  Kleopatra Kimdir?

Antik Mısır’ın son Helenistik kraliçesi olan Kleopatra’nın asıl unvanı VII. Kleopatra’dır. Kendisinden önce tahta geçmiş olan Kleopatra isimli tüm kraliçelerin unutulmasını sağlayan bir üne sahiptir. Tarihin en etkili kadın hükümdarı olan Kleopatra 9 dil bilen mükemmel bir kadındı.

Kral XII. Ptoleamoios Auletes’in kızı olan Kleopatra, Makedon kökenli bir kadındır. Buna rağmen Mısır dili ana dili olan Kleopatra, XII. Ptolemaios Auletes’in ölümünden sonra Mısır İmparatorluğu’nun tahtı Kleopatra ile XIII. Ptolemaios’a kalmıştır. XIII. Ptolemais, Kleopatra’nın kendisinden 8 yaş küçük kardeşidir. Kleopatra yaşta XIII. Ptolemais’den büyük olduğu için yönetime geçmiştir. Ancak hükümdarlığı kısa sürmüştür. Devletin başına geçmesinin ardından Suriye’ye kaçmıştır. Kendisine Suriye’de yeni bir ordu kurarak Mısır yönetimini devralan kardeşi ile savaş haline girebilmek için Pelusium’a dönmüştür. Fakat Jül Sezar’ın bu bölgeye gelmesi ile birlikte geçici barış ilan edilmiştir.

  Jül Sezar ve Kleopatra

Geçici barışın ilan edilmesi ile birlikte Jül Sezar ve Kleopatra’nın arasında duygusal bir ilişki başlamıştır. Kleopatra ile İskenderi’ye kuşatmasına birlikte gitmişlerdir. Bu sırada XIII. Ptolemaois, Nil Nehri’ne kaçmış ve burada boğularak ölmüştür. XI.Ptolemaios ile tahtına kavuşmuştur. Daha sonra babasının Jül Sezar olup olmadığı bilinmeyen Kleopatra’nın oğlu Ptolemy Sezar doğmuştur. İskenderiye’ye geri dönmelerinin hemen ardından XIV.Ptolemaios’da ölmüştür. Bu sayede Kleopatra tahtın tek sahibi olmuştur.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: Nikola Tesla Ve Onun Mısır Piramitleri Takıntısının Nedenleri

  Kleopatra’nın Büyük Hayali

Kleopatra’nın en büyük hayali Roma İmparatorluğu ile Mısır’ı birleştirerek tüm dünyaya sahip olmaktır. Ancak M.Ö. 44’te Sezar’ın ölmesi ile birlikte Kleopatra hayallerini ertelemek durumunda kalmıştır. Sezar’ın ölmesinin ardından Roma İmparatorluğu Octavian ve MArcus Antonius arasında ikiye ayrılmıştır. Batı Octavian tarafından yönetilirken Doğu ise Marcus Antinius tarafından yönetilmiştir. Marcus, yönetime geçmesinin hemen ardından ilk iş olarak Mısır’ı ziyaret etmiştir.

 

Marcus, Mısır ziyareti sırasında Kleopatra’ya aşık olur. İki büyük devletin lideri evlenmiş ve iki kız çocuğa sahip olmuşlardı. Bir süre Tarsus’da yaşadıktan sonra Octavius’a karşı savaş açmışlardır. Ülkenin yabancı bir kadına bırakıldığını öğrenen Octavius Antonius’a karşı komplo kurmuştur. Roma halkına Antonius’un ülkenin tüm zenginliklerini yabancı bir kadına devrettiğini ve öldüğünde de Mısır’a bu kadın ile birlikte gömülmek istediğini duyurmuştur. Bu doğrultuda Roma halkı tarafından isyan çıkarılmıştır.

  Kleopatra’nın Sonu

Roma Senatosu, Antonius’un tüm haklarını fes ederek Kleopatra’ya karşı bir savaş açmıştır. Octavius, M.Ö. 31’de Antonius ve Kleopatra’nın ordusu ile savaş haline girmiştir. Yenilen Kleopatra ile Antonius Mısır’a kaçmıştır. Kleopatra inzivaya çekilmeye karar vermiştir. Antonius ise son savaş için yanından ayrılmıştır. Kleopatra’nın öldüğü ile ilgili yanlış bir haber alan Antonius kendisini Kleopatra’nın inzivaya çekildiği yere taşıtmış ve orada ölmüştür.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: Temissira: Amazonların Efsanevi Evi

Antonius’un hemen arkasından Kleopatra 39 yaşında intihar etmiştir. Çift daha öncede belirttikleri gibi birlikte gömülmüşlerdir. Bazı kaynaklara göre Kleopatra kendisini engerek yılanına sokturarak intihar etmiştir. Ancak bu bilgi ile ilgili net kanıtlar bulunmamaktadır. Araştırmacı tarihçi Strabo’ya göre Kleopatra’nın yanında sürekli zehirli bir tarak taşıdığını yazıyor. Bu tez doğruysa muhtemelen kendini bu tarakla öldürmüş olabilir. Zeki bir kadın olan Kleopatra’nın sürekli yanında bir yılanla gezmeyeceğini düşünürsek intihar etmek için kendi zehrini yanında taşıdığı sonucu daha makul görünüyor.

Günümüzde hala daha arkeologların aramaya hala devam ettiği kayıp Kleopatra ve Marc Antonius’un mezarlığı hiç bulunamamıştır. Fakat Mısır’ın Eski Eserler Servisi, mezarlığın İskenderiye’nin güneybatısındaki Taposiris Magna tapınağının içinde veya yakınında bir yerlerde olduğuna inanmaktadır. Yine de şimdiye dek bir sonuç elde edilememiştir.

Yorum Yap